Değiştirilen Dünya Düzeni

Değiştirilen Dünya Düzeni

Makaleler

Olmak ya da olmamak.

Binlerce yıl önce Mısır ve Mu medeniyetlerinde insanlar bugünkünden farklı bir yaşam sürmekteydi. Burada idareci bir tabaka toplum üzerinden sınırsız söz sahibiydi. Siyaset kurumu üzerinde yükselen medeniyet ekonomiye egemen ve gerektiğinde el koyacak kadar güçlüydü. Bizler bu medeniyetle yetişen son nesil olduğumuz için son otuz yıldır şiddetle değiştirilen bu dünya düzeni düşünce sistemimize aykırı geliyor. Bu makalenin – kağıda dökülemediğine göre – HTML’e aktarılışının temel gerekçesi de budur…

Siyasetin Bitişi

Bu bugünlerde daha çok tartıştığımız bir konu haline geldi. NATO Amerika merkezli bir organizasyon olarak dünya barışını koruma misyonu ile kurulmuşken, son yıllarda efendisinin dağıttıklarını toparlamaya, temizlemeye çalışan bir hizmetkar havasına büründü. Her ne kadar Genel Sekreteri Kofi Annan bu görünümü yaratmamak için elinden geleni yapsa da sonuç değişmiyor. Önce Afganistan, sonra Irak, şimdi de Lübnan. Kazanan kim? …

Son yıllarda siyasi yöneticilerin profillerine bakarsanız, giderek düşen bir çizgileri olduğunu açıkça görülmektedir. Eskiden idareye geçen akıllı ve karizmatik siyasi yöneticiler yerine, ağzı laf yapan ama içi boş idareciler yönetimlere getirilmektedir.

Seçmen oylarının satılmakta ve satın alınmakta olması demokrasinin çöküşü anlamına geliyor. Amerika başkanlık seçimlerini hatırlayın.. Florida’da Al Gore ile George Bush arasında kilitlenen başkanlık seçimleri 537 oy ile George Bush’a kazandırıldı. Bu bölgedeki seçmenleri bir araya toplayıp göz kararı ikiye ayırsanız bile bu kadar az fark olmaz, olamaz.

Siyasi liderler, ekonomi liderlerin gölgesinde kalmıştır.

 

Kültür Dejenerasyonu / Yozlaşması

Siyasetin kumanda edilebilmesi için öncelikle yapılması gereken olası “yeniden dirilişlerin / uyanışların / çıkışların” engellenmesidir. Bunun yolu da halkın aptallaştırılmasından geçer. Düşünmeyen, yarını olmayan insanlar istendiği şekilde yönlendirilebilir.

Bu siyasi tablonun hayata geçebilmesi için kapsamda düşünen insan yok edilmeli, yerine günlük kaygı ve saplantıları olan bir kitle hazırlanmalıdır. Bunun en aleni ortaya çıkan şekli fanatik spor merakıdır. Bu uğurda hiçbir amacı olmadan birbirine saldıran ve takımının başarı ve yenilgisi tüm hayatını etkileyen kitleler oluşturulmaktadır. Yirmi yıl öncesine bakıldığında futbol fanatiklerinin gerek sayısı gerek eylemleri bu oranda fazla ve şiddetli değildi.

Bugün transfer ücretlerinin astronomik seviyelerde gidiyor olması gençlerin kültürel gelişimden uzaklaşıp bu uğurda top peşinde koşmalarına sebep oluyor.

Aynı şekilde müzik endüstrisi göz kamaştırıcı televizyon şovları ve kanaldan kanala çıkan ama iki lafı bir araya getiremeyen sözde sanatçılarla dolu. Geçmişte sulukulede tef çalanlar bugün en gözde sanatçılar haline dönüştürülüyorlar.

Ülkemizdeki kültür yozlaşması “Arabesk Kültürü” ile verilmiştir. O güne kadar yaptığından utanan cahil ama konumunu bilen insanlar, “Zaten ben ezilmişim”, “Cahilim ama haklıyım” söylemleri ile ülkemizdeki güzel kültürü yok etmiştir. Okumamış olmak insanların tamamlaması gereken bir eksik olarak değil, ezilmesinin gerekçesi olarak ortaya sunuldu.

Yakın zamana kadar “Halk bunları istiyor, istemiyorsanız gidin belgesel izleyin” diyecek kadar ağmaz şovmenlerin ağızlarını “Discovery Channel” ve “National Geographic Channel” çıktıktan sonra bıçak açmaz oldu. Artık tamamı yalan üstüne kurulu bu programların kimler tarafından izlendiği çok daha açık. Önceden yurtdışı ile rekabet edebilen kültürel programlar yapılırdı. Günümüzde hazırlanan bu şovlar tamamen değersizleşti, içleri boşaldı.

 

Dijital Ortamın nimetleri

İnsanları toplumsal değerlerinden kopartıp bir birey halinde yaşam sürmelerini sağlamak, birlikte hareket etmelerinin önündeki en temel engeldir. Dijital ortam Kültür Dejenerasyonunu sağlamak için birçok nimet sunuyor. Internet çıktığı günden beri “internet meşhurları” oluşturuldu. Sadece internet ile yaşayan insanlar, internet’te web sitesi ile ünlü olanlar, internet zenginleri…. Bu moda ve popülarite ile yalnız bir hayat süren ve sanal yaşayan insanlar oluşturulmaya başlandı. Bu insanlar sanal dünyada chat yapıyor ve “Second Life” gibi sanal bir dünyada gerçek dünyada yapamadıklarını yapabilen, daha güzel ve daha zengin hayatlar yaşıyorlar. Haberlerini internetten okuyor, yiyeceklerini buradan sipariş ediyorlar.

Buraya kadar olan bölümden enformasyonun yayılmasına karşı olduğum algılanmamalı. Tüm dünyanın bilgi birikiminin paylaştırılması kesinlikle çok faydalı. Zaten bu nokta kadar herhangi bir problem yok. Bunu bir yaşam tarzına dönüştürmek uzun vadede çok büyük zararlar doğmasına sebep olabilir.

Dünyanın büyük bölümü sanallaştıktan sonra, örneğin birgün yeni dünya düzeni politikalarına aykırı bir davranışınız nedeniyle tüm girişleriniz, kredileriniz, ülke hareketleriniz yok edilip, siz bir sanal suçlu ilan edilebilirsiniz. Burada herhangi bir mahkeme yargı vs’de yok. Web sitelerinden suçlu ilan edilmeniz yeterli. Bir anda isminiz dünyanın bilmem kaç sitesinde suçlu listesinde geçiyor olabilir ve bu sizi gerçek suçlu konumuna düşürebilir. Temizlenmesi için gidebileceğiniz herhangi bir makam yok!

 

Medyanın Kullanımı

Eskiden İsviçreli bilim adamlarının bizim için uygun gördüklerini uygulardık yaşamımızda. Daha sonra yıllardır Amerika’da yaşayan basın mensupları kanalı ile sürekli sağlık haberleri gönderildi. İlk başlarda gazetelerin arka sayfalarında küçük yer bulan bu sağlık haberleri şimdilerde oradan gönderilen Türk kökenli doktor(lar) sayesinde bir rüzgar’a, bir sansasyona dönüştürülüyor. Türk oldukları için gururumuz da okşanıyor elbette. Dr. X bunlar yenmeli dedi! Ve hatta bakın televizyonda sizlerin gözleri önünde yiyor. Dr. X bunları yapmayın dedi. Sakın yapmayın, sonra erkenden ölürsünüz. Dr. X’in son kitabı çıktı, hala almadınız mı? Almadıysanız siz demode ve “OUT” birisiniz. Aldıysanız çağdaş, modern, sağlıklı, kültürlü, uygar bir insansınız. Kitapta yazanları uyguluyor olmanız önemli değil, fikirleri bilin, doğal propagandacısı olun yeter!

 

Kozalar örülmeye başladı

Matrix’i izleyenler hatırlayacaktır, insanlar birer kozanın içinde yaşıyor ve çok güzel bir hayat yaşadıklarını düşünüyorlar. Bu esnada insanları kozada tutan sistem onlara istedikleri hayatları sunuyor. Dönüp yaşadığımız dünyaya baktığımızda 09:00-18:00 arasında mutsuz yaşanan hayatlar sanal yaşamlarda edinilen karakterlerle (Second Life, O’Game oyunları) güzelleştirilmeye çalışılıyor. Saç renginizi beğenmediniz mi? Değiştirin.. Boyunuz mu kısa? Uzatın.. Sevilmeyen veya güçsüz bir kişi halinde mi geldiniz? Kendinizi komple değiştirin ! Aynı kişilerle bu kez farklı biriymiş gübü tanışabilirsiniz.

Bugün bizler facebook’u eski arkadaşlarımızı bulmak için kullanıyoruz. Gelecek nesil için bu ortamlar insanların sanal olarak tanışmalarını ve konuşmalarını sağlayacak. Hatta belki karşınızdaki bir insan bile olmayacak ve sizin bundan haberiniz olmayacak. Sistem sizin hakkınızdaki herşeyi biliyor! Zevklerinizi, hobilerinizi, geçmişinizi, arkadaşlarınızı, inançlarınızı, fikirlerinizi ve hatta “annenizin kızlık soyadını” ?

800 Yıl Sonra Görüşmek Üzere

800 Yıl Sonra Görüşmek Üzere

Makaleler

Gnome projesinde çalışan bilimadamları, insanların binlerce yıl hayal ettikleri ölümsüzlüğü çözmeye çalışadursunlar, projenin tamamlanması ile birlikte insanoğlu binlerce yıl sürdürdüğü toplumsal yaşamında çok ciddi değişiklikler ile karşı karşıya kalacak. Bu değişim öncesinde yeni yaşam biçiminin oluşturulması ve toplumun buna hazırlanması gerekmektedir. Lakin, toplumda bu yeni yaşam biçimini kaldıramayan bazı insanların yaşamına son vermesi kaçınılmazdır. Değişim öncesi toplum kuruluşlarının bu hazırlıkları tamamlaması ve toplumu bilinçlendirmesi bu sarsıntının hafif atlatılabilmesi için şarttır.

Makalenin bu bölümünde gnome projesi henüz netleşmediği için bazı kabullerde bulunmamız gerekmektedir. İnsanın hücre gelişiminin en üst düzeyi 24 yaş olduğu için gen tedavisi neticesinde insan bedeninin bu yaşın fizyolojisine benzeyeceği ve bu uzatmanın insanı ortalama 800 yıl yaşatacağı varsayalım. Gerçi bu projenin daha ilk yıllarında dahi bu limit çok daha uzayacaktır.

;

Aile ve Toplum

Köklü düşüncelerin tümü tarih olurken aile olma kavramı yeniden sorgulanacak. 800 yıl aynı insanla paylaşılacak bir şey kalmayacağından yeni bir toplumsal anlayış varolacak. İnsanlar bunca zamandır 80 yıl yaşayacaklarını düşündükleri için daha kolay bir yaşam için hayatlarını karşı cinsten biri ile geçirmenin avantajlarını kullanıyorlardı. Uzun yaşam ile birlikte bu ihtiyaç tamamen ortadan kalkacak, yerine daha gelişmiş hizmet servisleri ortaya çıkacaktır.

Toplum ikiye ayrılacak. Uzun ömürlüler (zenginler ve akıllılar) ve kısa ömürlüler (fakirler). Zeki olup fakir olanlar günümüzdeki eğitim bursuna yakın uzun yaşam desteği hakkı kazanabilecekler.

Kısa ömürlü olanların çoğu 60 yıl gibi kısa sürede bir iş kurabilecek düzeye gelemeyecekleri için mecburen uzun ömürlülerin yanlarında ayak işlerini yürütecekler. Ve hatta neredeyse birer ev bakıcısı gibi yaşayacak, kontrol altında çoğalmalarına devam edecekler.

;

Din ve İnanç

Bugüne kadar insanlar arasında yayılmakta olan dinlerin çoğu günümüz insan ilişkileri üzerine kuruludur. Aile yaşamı tüm dinlerde temel kabul edilmektedir. Ölüm her canlı için bir sorgu günü ifade etmekte dolayısı ile cennet ve cehennem kavramları sorgulanamaz olarak görülmektedir. Ölüm’ün bu denli gecikmesi yeni felsefelerin üretilme ihtiyacını beraberinde getirecektir.

;

Suç ve Ceza

Ömürün bu derecede uzun süreceği gerçeği ile ölüm cezası kararı çok daha ağır, müebbet hapis cezası da anlamsız olmaya başlamaktadır.

;

İş Hayatı ve Emeklilik

Tüm çalışma hayatı insan ömrünün 80 yıl olacağı düşünülerek hazırlanmıştır. Genellikle hayatının ilk 25 yılını eğitim ile geçiren günümüz toplumunda, çalışma süresi 30-40 yıl kadar sürmekte daha sonra emeklilik ile iş hayatı sona ermektedir. Uzun ömürlü yaşamlarda, 30-40 yıl gibi belirlenen aralıklarda, 3-4 yıl kadar sürebilecek uzun dönemli tatiller ve yeniden iş hayatına dönüş söz konusu olacaktır.

;

Doğum ve Ölüm

Sağlıklı insanların 30 yaşına kadar normal doğum yapabilecekleri bir durumda uzun ömürlü insanların doğum ihtiyacı ve beklentisi çok geç olacaktır. Anne babalık belki 700 yaşlarında düşünülmeye başlayacak ve hatta bu zamana kadar doğal doğum ihtiyacı bile ortadan kalkacaktır.

Günümüzde 800 yaşına gelmiş ağaçlara dahi büyük saygı gösterilirken bu yaşa gelmiş insanlar büyük bir değer olarak kabul edilecek, ileri yaşlarda yaşamını yitiren insanların ölümü büyük bir değerin kaybı olarak kabul edilecektir.

;

Eğitim

İnsanlar hayata hazırlanırken önce eğitimlerini tamamlamakta daha sonra bu birikimlerini hayatlarının sonuna kadar harcamaktalar. Oysa ömrün bu denli uzun olduğu şartlarda dönem dönem ve sürekli eğitimlerin günümüz klasik eğitim sisteminin yerini alması kaçınılmaz olacaktır.

;

Sağlık

İlerleyen yaşlarda insanların ihtiyaç duydukları gerdirme operasyonlarına kuşkusuz ihtiyaç kalmayacak. Kısacık ömürlerimizde burun, göğüs estetikleri katlanması güç operasyonlar iken uzun yaşam standartlarında bu tür estetik operasyonlar günümüzdekinden daha fazla ilgi görecek. Hastalıkların tedavisinde gen mühendisliği tıp ile iç içe girecek ve bu konuda başarılı olan uzmanlar çok yüksek bedellerle insan sağlığını koruyacaklar. Tedaviler hastalık öncesinde gen değişikleri ile erkenden önlenecek. Organ yedeklenmesi bugün ihtiyaç duyduğumuzdan çok daha yoğun gerekli olacağı için suni organ üretimi kesinlikle yapılacak.

;

Moda

Moda yaşam döngüsü içinde insanlara yeni tarzlar sunma misyonu ile hareket eder. Doğal olarak günümüz stilistleri, 15-20 yıl kendisini takip eden müşteri kitlesine 30 yılda bir kendini tekrarlayan modeller sunuyorlar. Gelecekte en azından 700 yıl aktif modayı takip eden, 26-30 yaş ortalamasında bir müşteri kitlesine sahip olacaklar. Bu durum da yeni stillerin ortaya çıkmasını sağlayacak, dünyada çeşitlilik günümüzdekinden çok daha fazla artacak.

;

Bilim ve Teknoloji

İnsan ömrü 40 yıl çalışma üzerine kurulu ve zihinsel üretim 10-15 yıl iken bu süre 700 yıla karşılık 500 sene zihinsel üretim haline gelince ilerleme hızı bugüne oranla çok daha yüksek olacaktır. Bugün insan ömrünün yetmeyeceğini düşündüğümüz mesafelere uzay araçları göndermek mümkün olacak, uzay bilimi bugün hayal edebileceğinizden çok daha ileri bir noktaya gelecektir. Kolonileşme bugün için uzak bir hayal iken ömürlerin uzatıldığı yıllarda belki de yaşam stilinin bir parçası olacak.

;

Yeni Çağda Yaşam

Gelecek planları ve hedefler elbette çok değişecek. Bugün bizim için büyük ve uzun vadeli planlar kısa sürede elde edilebilir hedef olacak. İnsanların hedefleri bugün için bir ev sahibi olmak iken, böylesine uzun bir yaşam sürecinde uzayda tatil yapmak çok zenginlerin ideallerinden çıkıp günümüz ekstrem sporlarının yerini alacak.

Bir Köpeğin Hayatı

Bir Köpeğin Hayatı

Makaleler

Geçenlerde arşivimi karıştırırken, lisede yazdığım yazılarımı buldum. O yıllarda bir köpek tarafından ısırılarak kuduza yakalanmış ve aşıların fayda etmemesi nedeniyle tecrit odasında ölümü bekleyen bir çocuğun haberini okumuş ve çok üzülmüştüm. Hoş, muhtelif zamanlarda üç defa köpekler tarafından ısırılıp üçer defa aşı olan ve bir seferinde de 21 iğneden kaçamayan yine ben. Noktasına, virgülüne dokunmadan, o yazıyı aktarıyorum.

ÇOCUK GÖZÜYLE (4-5 yaşlarında)
Çok şirin bir köpekti. Akşam babam gelince söyleyeyim evde besleyelim onu. Galiba babamın canını yaktı ama olsun akşama unutur. Ben düşünce ayağım kanıyor ama akşama kadar geçiyor nasıl olsa unutur unutur.

ANNE GÖZÜYLE

Aman Allahım. Babanı ısırdı demek sana bir şey oldu mu? Baban nerede? Ne yapıyorlar. Bu zamanda kuduz da çok arttı, aşılar bir işe yaramıyor, kocama bir şey olursa ben ne yaparım. Aman Allahım, Yarabbim, nereden geldi bu köpek başımıza, Allah kahretsin.

ADAMIN GÖZÜYLE

Öğlende saat 2 civarında kocaman bir kurt köpeği üstüme saldırdı. Vurun o sokak köpeklerini, belediyede kabahat zaten. Sokakta köpek bırakmamaları lazım. Beni ısırdı, işin yoksa aşı ol. Vurun o köpeği vurun. İşime geciktim patron ne diyecek şimdi. İzmir’de Hamdi beye telefon edip son durumu bildirmem lazımdı. Ne yapacağım şimdi ben, mahvoldum. Allah kahretsin. Oğlum sen olanları annene anlatırsın hadi şimdi eve git, ben akşama gelirim. (Konuşmalar hekim ile adam arasında geçer)

– Ne renkti
– Kahverengi
– Cinsini biliyor musunuz?
– Tabi kurt köpeği
– Nerenizden ısırdı?
– Elimden ve ayağımdan
– Ağzından salya….
– Vardı, vardı
– Gözü kırmızımsı mıydı?
– Eeevet
– Peki efendim şuraları imzalayıp her gün gelin 21 iğne artı 3 aşı olacaksınız. O köpek bulundu, kuduzmuş
– Olur, olur gelirim işim yoktu sanki. Keşke tekme atmasaydım o ite.

KÖPEK GÖZÜYLE

Bütün hatam Alman kurt köpeği olarak doğmamdı. Annemde babamda benim gibi saf birer kurttu. Doğduğumdan beri bana özenle bakılıyor, ihtişamla yetiştiriliyordum. Yine benim gibi arkadaşlarım vardı. Daha oyun çağımı bitirmeden özenle eğitilmeye başlandım. İz nasıl sürülür, nasıl koku alınır, ne yapılır, zor şartlar altında neler yapmalıyım… Ne demek oluyor bütün bunlar, bir türlü anlayamıyorum. Deneme sınavı olarak bir köleyi yakalattılar. Kaçak bir köleyi, çok rahat buldum onu ve gözümün önünde vurdular. Bir türlü olmadı, uyamadım o hayata ve beni çürüğe çıkartıp sivil halktan birine verdiler. Sokakta dolaştığımda herkes yana çekiliyordu. Çok seçtiğim çocuklar Azrail’den kaçar gibi koşuşuyorlardı. Neydi benim kabahatim. Eski özeni görüyordum ama bu beni sıkıyordu. Niye bir süs köpeği olamamıştım. Neden? Hiçbir zaman sokak köpeği gibi olamadım, olamazdım. Onlar kadar rahat, sade. Ama arkadaş buldum. Sokak köpeğiydi ama çok iyiydi. Dolaşıyorduk, et gördü hemen yedi. Ben dokunmadım, 5-10 dakika sonra kıvranarak öldü. O olay çok dokundu evden kaçtım. Sokaklarda dolaştım, vurdular, kovaladılar. Dokunmadım, saldırsam.. istemem. Bir grup bana ateş etti. Saçmalar vücuduma girmişti, bayılmışım. Köpeklerden anlayan iyi biri beni tedavi ettirdi, besledi. Oradan da kaçtım. Bir gün üstüme benden ufak ama hızla koşan bir köpek geldi, onu öldürdüm sanırım ama beni yaraladı. Aradan 1-2 ay geçti ışıktan çekinmeye, sudan kaçmaya başladım. İnsanlara saldırıyordum. Çok geçmedi beni buraya kapattılar. Sizler yani insanlar tecrit odası diyor. Ölümümü bekliyorlar. Söyleyin şimdi bana benim suçum ne?

BENİM GÖZÜMLE

Olanları anlattım şimdi siz karar verin suçlu kim acaba?